|
Yüzölçümü
: 6.570
km²
Nüfusu
: 256.862
İl Trafik
No
: 40
Telefon Alan Kodu : 386
Sıcaklık
: En düşük -26,7 en yüksek 34 C
Yağış Oranı
: Yıllık ortalama 667,5
mm.
Kırşehir ili, 39 05' 23" - 30 18' 00" kuzey
enlemleriyle, 34 05'
04" - 34 07'
30" doğu boylamları arasında yer alır. Yüzölçümü
6570 kilometrekare olan
Kırşehir toprak büyüklüğü yönünden 57. İlimizdir ve ülkemiz
topraklarının 1000'de 8,48'ini kaplar.
Kırşehir İç Anadolu bölgesinin orta Kızılırmak bölümünün de
yer alan önemli bir geçiş sahasıdır. Aynı zamanda Ankara,Kırıkkale,Yozgat,Nevşehir,Kayseri
ve Aksaray illerine komşudur. İlin deniz seviyesinden yüksekliği 935-1410 m
arasında değişmektedir.
İl merkezi 985
m yüksekliğe sahip olup Kırşehir İli'nin uç noktaları
güneyde Ulupınar, kuzeyde Kunurkale;
batıda Kaman-büğüz doğuda ise Mucur Kılıçlı'dır. İl'in kuşuçuşu denize uzaklığı güneyde (Akdeniz Anamur burnu) 362 km,kuzeyde ise (Karadeniz, Sinop) 334 km dir.
Kırşehir doğudan batıya, güneyden kuzeye giden
karayolu ulaşım ağının ortasında bulunması
nedeniyle yurdumuzun hemen hemen bütün illeriyle
ulaşım olanaklarına sahiptir. Günün her saatinde çevre illere ve diğer illere
sefer yapan otobüs işletmeleri mevcuttur.
Kırşehir, kuzeyden Delice Irmak Vadisi,
batıdan Kaman-Kılıçözü Vadisi, güneyden Kızılırmak
vadisi ve doğudan Seyfe Gölü çöküntü alanı ile çevrilidir.
Kırşehir il toprakları, Kızılırmak havzasının orta bölümünde ve İç Anadolu
kıvrım dağlarının temelini oluşturan Orta Anadolu platosu üzerinde yer alır. İl
alanı 2. ve 3. zamanlardan beri şiddetli aşınma uğramıştır.
Dağlar, ana çıtaları dışında, düzleşerek plato görünümü almıştır. Çok sayıda
akarsu, genellikle neojen kalkerlerinden oluşan bu yapıyı, kuzey, güney ve batı
yönlerinde derin vadiler açarak parçalamıştır. Yer yer
genişleyen vadi tabanlarına 4. zaman eski ve yeni alüvyonlarının
dolmasıyla ilde tarımsal etkinlikler açısından
son derece önemli olan ovalar ortaya çıkmıştır.
İl alanının doğu kesimi, 2. ve 3.
zamanlardaki kıvrılma ve sıkışmalar sırasında
çöküntüye uğramış ve kapalı bir havza
oluşmuştur. Yükseltisi 1.110 metre olan
çöküntü alanının tabanı eskiden sularla
dolu iken 4. zaman alüvyonlarının birikmesi sonucu, bugün bu
göl alanı küçülmüş ve Seyfe Gölü olarak
adlandırılan orta büyüklükte bir göl durumuna dönüşmüştür.
Naldöken dağı

Görüldüğü gibi Kırşehir’de
hemen hemen tüm yeryüzü şekillerine
rastlanmakla birlikte, platolar çoğunluktadır. İlde yükseltisi 1500
metreyi aşan alanlar çok azdır. İl alanının yaklaşık 5000 metre karesi 1000-1500
metre, 1500 metre karesi ise 500-1000 metre yükseltili
kesimlerdir.
Kırşehir ilinin %17 si
dağlarla,%65 i yayla ve platolarla ve %18 i ovalarla kaplıdır. Kırşehir’e
yaylalar şehri denilmiştir.Topraklarının 3 de 2 si
500-1200m.Yükseklikteki plato ve yaylalardan ibarettir.
DAĞLARI:
Yayla ve plato görünümünde olan topraklarının üzerinde 1500 m’ yi
aşan dağların mühim kısmı, Kızılırmak
ile bunun kolu olan Delice Irmak
arasında olup başlıca dağları şunlardır;
En yüksek dağı olan Baran
Dağı(1808m), Kargasekmez Dağı(1718m) Kervansaray Dağı(1679m) , Çiçek Dağı
(1691m), Aliöllez Dağı(1528m) ve Naldöken Dağı
(1504m).
Höyüklü dağı
Yayla
ve platolar Yozgat’a doğru
yükselirler. Yayla ve platoların
orman ve bitki örtüsü azdır. Fakat hayvancılığa
müsaittir. Platolar kalkerli olup yağmur sularının yer
altında toplanıp alçak yerlerden
kaynak olarak çıkmasını temin eder böylece yaz
aylarında aşırı kuraklığı önler.
Kargasekmez Dağı

İlde çok az bir alanı
kaplayan dağlar “Kırşehir Masifi” olarak adlandırılan ana plato üzerinde,
kuzeyden başlayıp sonra güneybatıya ve güneydoğuya açılarak, il topraklarını
parçalamaktadır. İç Anadolu kıvrım sistemine
bağlı olarak açılan bu dağlar, Yozgat
yöresini kaplayan Bozok
platosu üzerinde belirginleşen
dağların, Delice Irmak Vadisinden sonraki uzantıları
ile Nevşehir’in kuzeyini kaplayan
Kızıldağ kütlesinin kuzeybatı yönündeki uzantıları durumundadır.
İldeki dağların en önemlileri ve bunların özellikleri şöyle
sıralanabilir.
Obruk dağ’daki Mağara Efsanesi:
Obruk dağın kente bakan yüzünde bir
mağara vardır. Yöre bu mağaraya ilişkin türlü söylenceler anlatır. En
bilinenleri şunlardır:
İnanışına göre mağaranın içinde ikiye ayrılan yolun birinde bir erkek,
öbüründe bir kadın nöbet tutmaktadır. Yol uçsuz bucaksızdır, kimse sonuna
varamaz. Mağara suyla doludur. Bir taş atılsa sular taşıp KIRŞEHİR’i
basacaktır. Buraya giren, havasızlıktan boğulur. Bu yüzden
kimse bu mağaraya girmeye cesaret edemez. ‘ Suyu
taşar da Kırşehir’i basar’ diye mağaraya ufacık bir taş bile atılmaz.
Mağarada büyülü bir giysi vardır. Ele
alınca dağılıp dökülür,
toplanıp yerine konulursa eski haline döner.
Obruk tepesi
Mağaranın demir
kapısı, ardında durup dinlenmeden birbirine sürtünüp bilinen iki kılıç vardır.
Günün birinde bir yiğit bu kapıyı açacaktır. O yiğit
bu kılıçlara başını kaptırmadan geçerse içerde saklı
her şey onun olacaktır.
Söylencelerden birine göreyse bir zamanlar mağaradaki yollardan biri bir saat
ötedeki Karıncalı Köyü’ne çıkmaktaydı. Mağaranın köye açılan ucuna bakanlar
gördükleri bir top ışıkla büyülenir,
ardına düşerler. Onlar kovalar, ışık
kaçar, bir türlü ışığa ulaşamazlar. Işığın ardına
düşüp de geri dönen olmamıştır.
Günün birinde mağaranın ağzı bir örümcek
ağıyla kapanır. Öyle korkunç bir görünümü vardır ki kimse
buradan geçmeye cesaret edemez. Bir zaman
sonra bir kuş bu örümcek ağına
yuva yapar. Örümcek ona dokunmaz. Kuşun
yavruları olur,büyümeye başlar. Bir gün kocaman bir
yılan, yavruları yemek isteyince örümcek onu ağına çeker, yutuverir. Bu yüzden
örümcek KIRŞEHİR’de kutsal sayılır.
Mağara ağzında ‘Obruuuuk’ diye bağırılırsa ‘Obruk’ diye yanıt gelir.
İnanışa göre bu yanıtı verenler cin tayfasıdır.
Çiçek
Dağı: Çiçekdağ ilçesinin batısındaki platonun ortasında yükselen
Çiçek dağının yükseltisi, 1.691 metredir.
Genellikle kretase
kalkerinden oluşan Çiçek dağı, Deliceırmağa akan derelerin açtığı
derin vadilerle parçalanmıştır.
Bozkır kuşağı içerisinde yer alan Kırşehir’de bozuk nitelikte de
olsa orman örtüsü bulunan tek dağ budur. Orman
örtüsü doğudan güneye ve güneybatıya gidildikçe ortadan kalkar. Ağaç ve kültür
bitkilerine, ancak vadi tabanlarında rastlanır. Çiçek dağının
ana çatısı dışında , konglomera kalker ve
marn gibi maddelerden oluşan yapının yumuşaklarına bağlı olarak hızla aşınmış
ve tarım yapılabilen platolara dönüşmüştür.
Baran Dağı: Kırşehir kenti ile Kaman
ilçesi arasında kalan 1000 -
1500 metre yükseltili platolar üzerinde yükselen Baran Dağı,
batıdan güneydoğuya doğru uzanır. Yükseltisi 1808 metre olan Baran
dağı aynı zamanda ilinde en yüksek noktasıdır.
Baran dağı kütlesi doğuda
merkezi ilçe alanına doğru sokularak Naldöken, Cemele,
Kargasekmez dağları ile bunların arasına serpilmiş
Höyüklü, Obruk ve Emirburnu
tepelerini oluşturur. Batıda Kaman ilçesinin kuzeydoğusundaki 1.609 yükseltili
buzluk dağı da aynı kütlenin devamıdır.
Kervansaray Dağları: Seyfe Gölü çöküntü alanı ile
Kırşehir kenti arasını dolduran Kervansaray
Dağları kuzeybatıdan güneydoğuya doğru
uzanarak Mucur ilçesine sokulur. Mucur yakınlarında
aynı yönde uzanan platolar üzerinde belirginliği
azalan dağlar, ilçenin kuzeydoğusunda yeniden kabararak, Nevşehir’in kuzeyini
kaplayan Kızıl dağ kütlesiyle birleşir.
Kervansaray dağlarının en yüksek noktası Kırşehir kentinin kuzeydoğusunda kalan
1.679 metre yükseltili tepedir.
Aynı sıranın öbür önemli
dorukları Mucurun kuzeybatısındaki Armutlu dağı ve Köpekli dağı ile
ilçenin kuzeydoğusundaki Kırlangıç dağı ve Kızıl dağdır.
Genellikle bitki örtüsünden yoksun olan bu dağlar akarsuların açtığı derin
vadilerle parçalanmıştır. Ayrıca şiddetli aşınma sonucu yer yer
düzleşerek platolara dönüşmüştür.
Aliöllez
Dağı: Kaman ilçesinin
güneyinden başlayıp, güneydoğu yönünde uzanan Aliöllez
dağı fazla yüksek olmamasına karşın İbrişim yöresine dek düzenli biçimde
uzanır. En yüksek noktası1.528 metredir. Çıplak olan bu dağ sırası özellikle Hirfanlı barajı yönünde derin olarak parçalanmıştır.
OVALAR:
Bu
bölgede bazı yerlerde geniş çöküntü
alanları ve aşınma ovaları meydana gelmiştir.
Bunların en önemlisi 1110m.
Yükseklikteki Seyfe ovasıdır.
Akarsuların açtığı vadiler dar ve derindir.
Önemli vadiler Kızılırmak, Kılıçözü
ve delice ırmak vadileridir. Kırşehir Kılıçözü
vadisi Çoğuna kadar dik olarak uzanır. Çoğundan
sonra genişler. Vadinin doğu ve batısında
taşınma yolu meydana gelen
Çoğun Ovası 2500 hektar ve 2400 hektarlık Güzler ovası
bulunur.
Kırşehir il alanının %64,5 i paltolarla kaplıdır. Yozgat yöresinde
oldukça yüksek olan platoların, Deliceırmak,
Kızılırmak yayı içinde kalan bölümleri önemli
ölçüde azalır. Çiçekdağı Kırşehir arasında yükseltisi
arasında yükseltisi 850-1000 metre arasında olan
paltoların yüzeyleri genellikle eosen kalkerleri, marnlar ve alçıtaşı
serileriyle örtülüdür. Güneybatı kuzeydoğu yönünde akan derelerin açtığı
vadilerle parçalanan platonun büyük bölümü kuru tarıma ayrılmıştır. Orman
örtüsünden yoksun olan paltolar, İç Anadolu’nun karasal iklim kuşağı içinde
kaldığından, ot bakımından da zengin değildir. Bu durumuyla paltolar daha çok,
küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine uygundur.
Kırşehir il merkezinin kuzey
ve kuzeydoğusunu kaplayan platoların yükseltisi 500-1.200 metre
arasındadır. Bütünüyle çıplak olan ve karstik bir yapı gösteren bu paltolar,
kurak ve sıcak yaz aylarında çevre için birer su kaynağı
oluşturmaktadır. Kış ve bahar aylarında düşen yağışlar, kalkerli yapıda alt
katmanlarına geçmekte ve düşük yükselti basamaklarından yeniden kaynak olarak
yüzeye çıkmaktadır. Yer yer tek yıllık çayır
otlarıyla kaplı yaylalarda genellikle, küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır.
Kırşehir kentinin güneyi, batısı ve doğusunda
geniş alanlar neojende oluşmuş platolarla
örtülüdür. Yükseltileri 1.000-1.200 metreler
arasında değişen bu platolar neojen
konglomeraları ile göl kalkerlerinden oluşmuştur.
Hayvancılık açısından çok önemli olan bu platoların
yapısı yumuşak olduğu için
aşınma çok şiddetli olmuş, akarsuların
açtığı derin vadi oluklarında ve çeşitli büyüklükteki
çöküntü alanlarında aşınma ovaları ortaya çıkmıştır. Aşınma
ovalarının en önemlisi 1.110 metre yükseltili Seyfe
Ovasıdır.
|